Her kültürün kendine ait değer yargıları ve o kültürü diğer kültürlerden ayıran farklı özellikleri vardır. Ortak özelliklere sahip kültürler, değerler yumağı olarak bir araya gelip uygarlıkları oluşturur. Uygarlıklar, bulundukları coğrafi şartlara, iklim özelliklerine ve kültürel hususiyetlere göre şekillenir. Konargöçerlerin yaşam biçimleriyle meydana getirdikleri uygarlıkla, yerleşik halkların ortaya koydukları şehir yaşamı birbirinden çok uzak gibi görülmüştür. Oysaki her iki yaşam biçimi de birbirine muhtaçtır ve biri diğerinin eksik yönlerini tamamlamaktadır. Şehir uygarlıklarının temsilcileri konargöçerlere hayvansal gıdaların temini noktasında ihtiyaç duyarken, konargöçer, atlı kavimler de şehirlilerin ürettiği tarımsal ürünleri ve diğer temel ihtiyaç maddelerini karşılamak için yerleşiklerin kurdukları pazarlara yönelmek zorunda kalmışlardır. Türk Uygarlığı, bu iki yaşam biçiminin kesişim noktasında gelişmiş ve zengin bir kültürel miras yaratmıştır.

Bu araştırma ve uygulama merkezi, insanlık tarihine birçok siyasi, idari ve kültürel kazanım sağlamış Türk Uygarlığının geçmişten günümüze bütün yönleriyle tanıtılmasına katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Belirtilen amaçlar doğrultusunda pek çok kongre, sempozyum, seminer ve uluslararası konferans düzenlenmiştir. Tüm dünyadan alanında uzman kişilerin katılımıyla düzenlenen konferanslarda sunulan tebliğler basılarak, daha geniş bir kesimin kullanımına sunulmuştur. Merkez bünyesinde bir kütüphane oluşturulmuş ve özellikle türkoloji, tarih, arkeoloji, siyasetbilim ve sosyoloji alanlarında Türk Uygarlığı ile ilgili üç bini aşkın eser araştırmacıların hiz­metinde sunulmuştur.

2013 yılında Merkez; yayın, kongre, seminer faaliyetlerinin yanısıra proje, eğitim faaliyetlerine girişilmesi, diğer araştırma merkezleriyle işbirliği, akademisyen ve öğrenci değişimine ağırlık verilmesi doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Gerçekleştirilecek uluslararası projeler ve anlaşmalarla Üniversite üyeleri ve öğrencilerinin akademik gelişimleri ve araştırmalarına Merkezin daha çok katkı sağlaması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda merkez diğer ülkelerden gelen araştırmacılara destek vermeye başlamıştır. Ayrıca öncelikle dil ve tarih alanında yeni çalışmalar hazırlanmaya ve araştırma projeler gerçekleştirilmeye başlanmıştır.