"Manas’tan" dünya arenasına: Meerim Dogdurbekova’nın hikâyesi
Günümüz modern gazeteciliği yalnızca bilgi aktarmayı değil, aynı zamanda bu bilgiyi görsel bir dil ile ustaca harmanlamayı gerektiriyor. Bugünkü kahramanımız, dünya standartlarında bir kurum olan BBC Kırgız Servisi’nin gazetecisi Meerim Dogdurbekova.
Meerim, Kırgızistan -Türkiye "Manas" Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden 2016 yılında mezun oldu. Onun mesleki yolculuğu, sinema dünyası ile gazetecilik arasında kurulmuş altın bir köprü niteliği taşıyor. Henüz öğrenciyken filmler çekip Avrupa’daki film festivallerini dolaşan genç bir yönetmenin, dünya çapındaki bir medya kuruluşunun saflarına nasıl katıldığı pek çok kişi için merak konusu.
Bu yazıda kahramanımızın tıptan sanata evrilen kaderini, sinema eğitiminin gazetecilikteki etkilerini ve annelik ile sorumluluk gerektiren kariyerini nasıl başarıyla dengelediğini derinlemesine ele alıyoruz.
"Beyaz önlük hayalim 9. sınıfta değişti"
Meerim’in "Manas" Üniversitesi’ne gelişi, tıp alanındaki ilk hayalinin değişmesiyle başladı. 9. sınıftayken doktor olmayı istese de eğitimin uzun sürmesi ve maliyetinin yüksekliği onu farklı bir yön arayışına itti. O dönemde, okul olimpiyatlarına birlikte gittiği ablalarından birinden Manas Üniversitesi’nin modern şartlarını, yurdunu ve sunduğu burs imkânlarını duydu ve Manas’a olan ilgisi uyandı.
Evin büyük kızı olduğu için ailesini zor durumda bırakmamayı ve burslu okumayı hedefleyen Meerim, kendi çabasıyla sınavları geçerek İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ne kabul edildi. O günleri şöyle hatırlıyor: "Diğer yerlerden farklı olarak Manas’ın eğitim altyapısının ötesinde, kendine has özel bir aurası var. Hocaların rehberliği ve okulun özgür atmosferi harika. Hem eğitimcilerin hem de öğrencilerin değer yargıları çok farklı."
Eğitime başladıktan sonra Meerim’in sinemaya olan yeteneği ortaya çıktı ve öğrencilik yıllarından itibaren filmler üretmeye başladı. Özellikle kendi bölümünde uygulamalı çalışmalara büyük önem verildiği için, henüz 1. ve 2. sınıfta dersler kapsamında filmler çekip uluslararası ve yerel yarışmalara katıldı. İlk çalışmalarıyla ödüller kazanarak kendisini bir yönetmen olarak kanıtlamasına yol açtı. Zaman geçtikçe mesleğine olan tutkusu arttı ve bitirme projesiyle büyük bir başarı yakaladı. Diploma çalışması olarak çektiği "Bakıt" (Mutluluk) adlı kısa film, birçok yurt dışı festivaline katılma fırsatı sağladı. Bu başarı sayesinde Meerim, Türkiye, Kazakistan ve Rusya gibi komşu ülkelerin yanı sıra Fransa, Almanya, Çekya gibi Avrupa devletlerini gezerek mesleki tecrübesini artırdı ve dünya görüşünü genişletti.
Sinema meydanından gazeteciliğin eşiğine
Meerim’in mesleki yolculuğu henüz 4. sınıfta okurken başladı. Derslerini erken bitirdiği için boş vaktini çeşitli medya şirketlerinde çalışarak değerlendirdi. Mezuniyet aşamasındayken "Kırgızfilm"den gelen teklifle ilk adımını asistan yönetmen ve makyaj sanatçısı olarak attı. Merhum Bayış İsmanov gibi ustalarla çalışma fırsatı buldu ve Temir Birnazarov’un "Gece Kazası" (Tünkü Kırsık) filminin ekibinde yer alarak büyük bir tecrübe kazandı. Bu çalışmalar, onun sinema sektöründeki ilk ciddi adımları oldu.
Ancak sinema sektöründeki bütçe kısıtlılığı ve projelerin süreklilik arz etmemesi, onu gazeteciliğe yöneltmeye itti. Kariyerine önce "TV1" kanalında, ardından "Sputnik" haber ajansında devam ederek mesleki temellerini sağlamlaştırdı. BBC’ye katılması ise tesadüf değildi. Meerim daha öncesinde bu kurum için gönüllü videolar çekip metinler hazırlayarak çalışma isteğini zaten kanıtlamıştı. Sonuç olarak zorlu sınav aşamalarından, İngilizce mülakatlardan ve deneme süresinden başarıyla geçerek dünya çapındaki bu dev medya kuruluşunun bir parçası oldu.
Bir yönetmenin elinde şekillenen gazetecilik
Meerim’e göre, üniversitenin Radyo, televizyon ve sinema bölümünde aldığı eğitim, gazetecilik faaliyetlerinde, özellikle de video içerik üretiminde en büyük avantaj sağladı. Söyleşide kendisinin de belirttiği üzere, okulda kazandığı senaryo yazımı, doğru bakış açısı seçimi ve kadraj kurma becerisi, bir materyali sıfırdan alıp sonuna kadar tek başına hazırlamasına olanak tanıyor. Bu teknik donanım ve evrensellik, BBC gibi dünya çapındaki bir medya kuruluşunda çalışırken operatör veya kurguculara bağımlı kalmadan hareket etmesini sağlıyor.
Öğrencilik yıllarından itibaren çok sayıda uygulama yapması ve film üretim süreçlerinde yer alması, video içeriklerinin görsel kalitesini en üst seviyeye çıkardı. Sinemadaki kadraj dilini, sahnelerin akışını ve izleyici üzerindeki etkisini derinlemesine kavrayan Meerim, en yalın bilgiyi bile görsel açıdan zengin ve profesyonel bir boyutta sunabiliyor. Sinema alanındaki bu sağlam temel, günümüzün multimedya odaklı gazetecilik dünyasında onun öne çıkmasına, olayları belgesel tadında ve derinlemesine yansıtmasına en büyük desteği veriyor.
"BBC’nin verdiği itibar da sorumluluk da büyük"
Meerim, BBC Kırgız Servisi bünyesinde "dijital gazeteci" olarak görev yapıyor. Bu ünvan, hikâyeyi bulan, çekimini yapan, kurgusunu hazırlayan ve metnini yazabilen, kimseye bağımlı olmayan evrensel uzman anlamına geliyor. Meerim bu durumu, "Kimseye bağımlı değilim. Tüm süreci tek başıma yürütüyorum ve bu tarz uzmanlar günümüzde oldukça revaçta," sözleriyle ifade ediyor.
Onun bakış açısına göre gazeteciliğin temel kuralı tarafsızlık ve olguların doğruluğu. BBC uluslararası bir medya kuruluşu olduğu için tüm meseleler kurum içi standartlara uygun şekilde ele alınıyor. BBC’deki çalışma düzeni, yüksek sorumluluk ve dikkat gerektiriyor. Dogdurbek kızı, muhabirlerin yalnızca mesai saatlerinde değil, sosyal medya mecralarında kişisel görüşlerini paylaşırken bile temkinli davranmaları gerektiğini vurguluyor. Çünkü söylenen her söz, tüm kurumun duruşu olarak algılanma riski taşıyor. Meerim'e göre gazeteciliğin asıl görevi, bilgiyi eksiksiz ulaştırmak ve karşı tarafın sesine mutlaka yer vermek.
"Yakınların desteği belirleyici rol oynuyor"
Meerim için kariyer ve aileyi birlikte yürütmek, sadece iki işi aynı anda yapmak anlamına gelmiyor, bu süreç büyük bir irade, sabır ve yakınların güçlü desteğini gerektiren karmaşık bir yolculuk. 27 yaşında bilinçli bir şekilde yuva kuran Meerim, doğum iznine de kendi isteğiyle ayrıldı. Ancak iki çocuk sahibi olduktan ve iki buçuk yıllık bir aradan sonra işe geri dönmenin hiç de kolay olmadığını kendisi açık yüreklilikle dile getiriyor.
"Doğum izninden sonra eski forma kavuşmak, işin temposuna alışmak çok zor oldu. İki küçük çocuğun varken, aynı zamanda kendinden ve dünyadan geri kalıyormuşsun gibi hissediyorsun," diyen Meerim için bu kriz anında eşinin desteği adeta bir can suyu olmuş. Eşinin "Çocuklarla ben ilgilenirim, sen kendini geliştir ve çalış" sözleri, Meerim için en büyük motivasyon kaynağı ve güven göstergesi haline gelmiş.
Meerim, toplumdaki "ideal kadın" veya "ideal anne" kalıplarına eleştirel bir gözle bakıyor. Ona göre, her şeye aynı anda kusursuzca yetişen ideal bir insan yok. "İş hayatında başarı yakalayabilirsin ama o gün evde yemek pişmemiş, çamaşır yıkanmamış veya ev toplanmamış olabilir. Bu çok doğal bir durum, biz insanız. Her şeyi mükemmel yapacağım diye kendini yıpratmanın anlamı yok," diyor.
Bu süreçteki en temel unsur aile içindeki karşılıklı saygı ve her bireyin seçme hakkına duyulan hürmet. Kendini tamamen çocuklarına adayan kadınların kararı da, kariyerini ön plana alanların kararı da aynı derecede saygıyı hak ediyor. İş ve ev arasındaki dengeyi kurmak mümkün, ancak bunun için anne, baba ve eş desteği şart. Eşinin "Evde oturmaya her zaman vaktin olur, sen henüz gençsin" diyerek onu teşvik etmesi, Meerim’in bugün BBC’de başarıyla çalışırken aynı zamanda şefkatli bir anne ve sevgi dolu bir eş olabilmesinin temel sırrını oluşturuyor.
"Büyük medya kuruluşlarının kapısını çalın"
Meerim Dogdurbekova, Manas Üniversitesi’nin eğitim sistemini sadece akademik bir temel değil, profesyonelliğin en üst seviyesine sıçramayı sağlayan gerçek bir basamak olarak görüyor. Ona göre başarılı bir kariyer henüz öğrenci sıralarındayken başlamalı ve bu yüzden mezun olmayı beklemeden, önde gelen medya kurumlarının kapısını çekinmeden çalmayı ve kendini kanıtlamayı başarının temel şartı olarak vurguluyor. "Elimden bu geliyor, şu işi yapabilirim" diyerek inisiyatif almak, pratik açıdan hızla ustalaşmaya ve sektöre erken dahil olmaya imkân tanıyor.
Bununla birlikte, günümüzün küreselleşen dünyasında İngilizce öğrenmek bir tercih değil, zorunlu bir gereklilik. Meerim, öğrencilik yıllarındaki haliyle karşılaşsa, ona her şeyden önce zamanı doğru kullanmasını ve İngilizceyi derinlemesine öğrenmesini tavsiye edeceğini belirtiyor. Çünkü bu dil, dünya bilgi meydanına çıkmanın ve büyük ölçekli projelerde yer almanın ana anahtarı niteliği taşıyor.
Dijital gazeteciler günümüzün trendleri
Modern gazeteciliğin gerekliliklerine göre, günümüz uzmanının evrensel bir "multimedya muhabiri" veya "dijital gazeteci" olmaya odaklanması gerekiyor. Meerim, tam da bu çok yönlülüğün sektördeki talebi artırdığını vurguluyor. Mesleğe yeni başlayan gençler için bir diğer önemli nokta ise hata yapmaktan veya editör eleştirisinden korkmamak. Hataları düzeltmek ve onlar üzerine çalışmak, gerçek profesyonel gelişimin tek yolu.
Meerim’e göre gazeteci her zaman dünyadaki ve ülkedeki gelişmelerden haberdar olup kendi duruşunu şekillendirmek zorunda. Meerim’in tavsiyeleri vaktinin yeni bir şeyler öğrenmeye harcayan, değişimlere açık ve işine sorumlulukla yaklaşan bir uzmanın ancak geleceğin medyasında kendine yer bulabileceğini kanıtlıyor.
Yeni zirvelere doğru
Meerim Dogdurbekova için BBC’deki başarıları bir son durak değil, aksine yeni zirvelere doğru atılmış güvenli bir adım niteliği taşıyor. Gelecek planları, mesleki sınırların ötesine geçerek geniş ölçekli yaratıcı projeleri kapsıyor. Bugün gazetecilik alanında çalışsa da üniversitede aldığı sinema eğitimini kullanarak gelecekte nitelikli belgeseller ve sanatsal filmler üretmeyi hedefliyor.
Ancak Meerim’in idealleri sadece kariyer gelişimiyle sınırlı kalmıyor. Hayatını yalnızca işe adamak yerine dünyayı keşfetmeyi arzuluyor. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte farklı ülkelere seyahat etmek, yeni kültürler tanımak ve deneyim biriktirmek onun temel planları arasında yer alıyor.
Meerim’in gelecek vizyonunda aile değerleri bambaşka bir öneme sahip. İki kardeşten biri olarak büyüyen ve çocukluğundan beri kalabalık ailelere özenerek "keşke benim de bir ablam veya ağabeyim olsaydı" diye hayal kuran Meerim, kendi çocuklarının bu eksikliği hissetmemesini istiyor ve bu yüzden gelecekte çok çocuklu bir anne olmayı amaçlıyor.
Meerim’in yürüdüğü yol Manas Üniversitesi’nin sunduğu temele dayanarak anne şefkati ile mesleki sorumluluğu başarıyla harmanlayan modern bir Kırgız kadınının örnek hikâyesini oluşturuyor. Onun "İnşallah vakti geldiğinde yeni eserler üreteceğiz" şeklindeki inancı, önünde daha pek çok büyük başarının beklediğinin işaretini veriyor.
Muhabirler: Asılay Toroeva ve Altınay Dosubekova



