Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ), Edebiyat Fakültesi Filoloji Bölümü bünyesinde açılan Kırgız Dili ve Edebiyatı Programı için “Ana Dilsiz Halk Olunmaz” başlıklı açılış dersi gerçekleştirildi. Prof. Dr. Layli Ükübayeva tarafından verilen derste ana dilin millî kimlik, kültür ve tarih açısından taşıdığı önem ele alınırken, Kırgız dilinin gelişimine katkı sağlayan önemli isimler ve çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, KTMÜ’nün Kırgız diline verdiği önemin Üniversitenin kuruluşundan itibaren benimsediği eğitim anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak “Manas Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana eğitimini Kırgızca ve Türkçe sürdürerek Kırgız dilinin akademik hayatta güçlü biçimde kullanılmasına katkı sağlamıştır. Kırgızca bizim için sadece bir eğitim dili değildir, bilim ürettiğimiz, akademik yayınlar yaptığımız ve yeni kuşaklara aktarmak için sorumluluk üstlendiğimiz ortak kültürel mirasımızdır. Üniversitemiz Kırgızca bilimsel eserler yayımlayarak, sözlükler ve kitaplar hazırlayarak, dilin söz varlığını kayıt altına alan çalışmalar gerçekleştirerek Kırgızcanın gelişmesine ve kullanım alanının genişlemesine kuruluşundan bu yana destek vermektedir. Kırgız Dili ve Edebiyatı Programının açılması da yıllardır sürdürülen bu çalışmaların yeni ve güçlü bir aşamasıdır.” dedi. Ceylan, programın Kırgız dilini bilimsel yöntemlerle araştıracak, edebi birikimini yaşatacak ve dili gelecek kuşaklara taşıyacak genç araştırmacıların yetişmesine imkân sağlayacağını ifade etti.
Rektör Ceylan: “Sizler Türk dünyasının en güzel fidanlarısınız”
KTMÜ’nün ulu bir çınar gibi büyümeye devam ettiğini belirten Ceylan, üniversitenin geçmişine ve gelişimine katkı sağlayan isimlerin önemini vurguladı. Ceylan, yeni öğrenciler için, “Sizler Türk dünyasının en güzel fidanlarısınız. Gelecekte ulu çınarlar olacaksınız. Bunu hiç unutmayın.” dedi.
Kırgız Dili ve Edebiyatı Programının açılmasının da üniversitedeki önemli hedeflerinden biri olduğunu söyleyen Ceylan, Kırgız dilinin öğretimi konusunda KTMÜ’nün sahip olduğu birikime dikkat çekti. Ceylan, üniversitenin Kırgız dilinin öğretimi alanındaki başarısının uluslararası sıralamalarda da karşılık bulduğunu belirterek, yeni programın açılmasıyla bu alandaki çalışmaların daha da güçleneceğini ifade etti.
Kırgız dili ve edebiyatının gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Ceylan, öğrencilerin ilerleyen yıllarda Kırgızistan’ın farklı alanlarında görev üstlenmelerinin önem taşıdığını söyledi. Ceylan, Kırgız diline yönelik çalışmalar kapsamında 50 bin kelimelik Kırgızca sözlüğün ardından 70 bin kelimelik sözlüğün ve Kırgızistan’da ilk kez hazırlanan Deyimler Sözlüğü çalışmasının da tamamlandığını açıkladı. Sözlüğün yıl içerisinde basılmasının planlandığını belirten Ceylan, çalışmalarda emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.
Rektör Vekili İbrayev: “Ana dilimizi gelecek nesillere aktarmak kutsal görevimizdir”
Rektör Vekili Prof. Dr. Almaz İbrayev, Kırgızistan’ın dili, kültürü, tarihi ve geleneklerine bağlılığının önemine dikkat çekti. Atalardan devralınan kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemli bir sorumluluk olduğunu belirten İbrayev, ana dilin günlük yaşamda kullanılmasının dilin yaşatılmasının en önemli yollarından biri olduğunu söyledi.
KTMÜ’nün eğitim dili açısından Kırgızca’ya verdiği öneme de değinen İbrayev, üniversitede Kırgız dilinin eğitimde etkin biçimde kullanıldığını belirtti. Kırgız Dili ve Edebiyatı Programının açılmasını bu anlayışın devamı olarak değerlendiren İbrayev, programın açılmasına katkı sağlayan üniversite yönetimine, Mütevelli Heyetine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür etti. Kırgız Dili ve Edebiyatı Programının öğrencilerinin yeteneklerini ortaya koyarak Manas Üniversitesinin akademik ve kültürel birikimine katkı sağlayacaklarına inandığını ifade eden İbrayev, “Yolunuz açık, yolculuklarınız uğurlu olsun.” dedi.
Prof. Dr. Ükübayeva: “Ana dil, milletin kültürünü ve kimliğini taşıyan en önemli unsurlardan biridir”
Açılış dersini veren Prof. Dr. Layli Ükübayeva, “Ana Dilsiz Halk Olunmaz” başlıklı sunumunda dil ile millî kimlik, kültür ve tarih arasındaki ilişkiyi ele aldı.
Ulusal kültürün korunması ve geliştirilmesinin dilden başladığını belirten Ükübayeva, ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda toplumların tarihini, kültürünü ve kimliğini gelecek nesillere aktaran temel unsurlardan biri olduğunu anlattı.
Dil ile millet arasındaki ilişkiye farklı örnekler üzerinden değinen Ükübayeva, kendi ana diline değer vermenin ve onu günlük yaşamda kullanmanın önemini vurguladı. Farklı diller öğrenmenin önemini küçümsemeden, kişinin kendi ana dilini öğrenmesi ve kullanmasının millî kültürün yaşatılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Atatürk’ün dil çalışmalarını örnek gösterdi
Ana dilin korunması ve geliştirilmesinin bir milletin kültürel varlığını sürdürmesindeki önemine değinen Prof. Dr. Layli Ükübayeva, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk diline verdiği önemi de bu konuda dikkat çekici bir tarihsel örnek olarak değerlendirdi. Atatürk’ün dili millî kültürün ve kimliğin temel unsurlarından biri olarak gördüğünü belirten Ükübayeva, Cumhuriyet döneminde Türkçenin araştırılması ve geliştirilmesi amacıyla yürütülen kurumsal çalışmaların dil bilincinin güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğine işaret etti.
Atatürk’ün öncülüğünde 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulmasını ve aynı yıl Birinci Türk Dili Kurultayı’nın toplanmasını bu yaklaşımın somut örnekleri arasında gösteren Ükübayeva, bir dilin geleceğinin onu konuşan toplumun o dile gösterdiği ilgi, bilimsel çalışmalar ve yeni kuşaklara aktarılmasıyla yakından ilişkili olduğunu vurguladı. Bu tarihsel tecrübeyi Kırgız dili açısından da anlamlı bulan Ükübayeva, ana dilin bilim, eğitim, edebiyat ve günlük yaşamda güçlü biçimde kullanılmasının dilin geleceğe taşınmasında belirleyici olduğunu ifade etti.
Kırgız dilinin gelişiminde öncü isimlerin mirasına dikkat çekti
Sunumunda Kırgız dilinin tarihsel gelişimine de yer veren Ükübayeva, Sovyetler Birliği döneminde Kırgızca’nın kullanım alanının daralması ve daha sonraki yıllarda dilin yeniden güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Cengiz Aytmatov’un Kırgızistan’da devlet dili ve millî dilin geliştirilmesine ilişkin görüşlerine değinen Ükübayeva, Aytmatov’un dönemin şartları içerisinde dil konusunu gündeme getirmesinin önemine dikkat çekti. Kırgızcanın bugün devlet dili statüsüne sahip olduğunu ve dilin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
Kırgız dilinin gelişimine katkı sağlayan bilim insanlarının çalışmalarına da değinen Ükübayeva, İşenaalı Arabaev, Kasım Tınıstanov ve Bolot Yunusaliev başta olmak üzere çok sayıda bilim insanının dil ve eğitim alanındaki çalışmalarını anlattı.
İşenaalı Arabaev’in Kırgız halkının okuryazarlığının geliştirilmesi için alfabe ve ders kitapları hazırladığını aktaran Ükübayeva, Kasım Tınıstanov’un Kırgız dilinin grameri ve söz varlığı üzerine yaptığı çalışmalara dikkat çekti. Tınıstanov’un aynı zamanda farklı eserleri Kırgızcaya kazandırarak Kırgız halkının dünya edebiyatıyla buluşmasına katkı sağladığını ifade etti.
Ükübayeva, dil bilimcilerin çalışmalarının yalnızca kendi dönemleri için değil, sonraki nesiller açısından da önemli bir miras oluşturduğunu söyledi.
“Şimdi sıra sizde çocuklar”
Dersinin son bölümünde Kırgız şair ve yazarlarının ana dile ilişkin eserlerinden örnekler paylaşan Ükübayeva, Alıkul Osmonov, Joomart Bökönbayev ve Abdırasul Toktomuşev’in eserlerinden hareketle ana dile duyulan bağlılığı anlattı.
Kırgız edebiyatında ana dile verilen değerin farklı dönemlerde şair ve yazarların eserlerine yansıdığını belirten Ükübayeva, Kırgız dilinin korunması ve geliştirilmesinde edebiyatın önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kırgız Dili ve Edebiyatı Programında eğitim almaya başlayan öğrencilere seslenen Ükübayeva, öğrencilerin dil ve edebiyat alanındaki bilimsel çalışmaları öğrenmeleri, araştırmaları ve bu alandaki çalışmaları ileriye taşımaları gerektiğini söyledi.
Ükübayeva, “Sizin amacınız da bu yolu devam ettirmek, daha da derinleştirmek ve bilim alanında yeni araştırmalar yapmaktır.” diyerek öğrencileri okumaya, araştırmaya ve Kırgız dili ve edebiyatının gelişimine katkı sağlamaya davet etti.