Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin (KTMÜ) ev sahipliğinde bugün başlayan Türk Dünyası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu 15-16 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Türk dünyasının arkeolojik mirasına ilişkin güncel araştırmaları bir araya getiren sempozyumda, açılış özel oturumu dahil 16 oturumda 83 bildiri sunulacak.
KTMÜ, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kırgız Cumhuriyeti Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikaları Bakanlığı ile Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü iş birliğinde düzenlenen sempozyumun açılış programı, Cengiz Aytmatov Yerleşkesi’ndeki Edebiyat Fakültesi Kasım Tınıstanov Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
8 ülkeden 83 araştırmacıyı KTMÜ’de bir araya getiren ve Türk dünyasının arkeolojik mirasına ilişkin güncel bulguların ve araştırma deneyimlerinin paylaşılmasına ortam sağlayan sempozyumda, kazı ve yüzey araştırmalarından elde edilen bulguların yanı sıra kültürel mirasın korunması, restorasyon, müzecilik ve arkeometri çalışmaları ele alınacak. Anadolu, Orta Asya ve Kafkasya başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki araştırmaların birlikte değerlendirilmesine imkân sağlayan sempozyum, araştırmacılar arasında bilgi paylaşımını ve akademik iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
Askaralı Madaminov: Kültürel mirasın korunmasında bilimsel veriler yol gösteriyor
Kırgız Cumhuriyeti Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikaları Bakan Yardımcısı Askaralı Madaminov, arkeolojik alanların ve tarihî eserlerin korunmasında bilimsel araştırmaların yol gösterici olduğunu belirtti. Kazı, belgeleme ve inceleme çalışmalarından elde edilen verilerin kültürel mirasın korunmasına yönelik uygulamalarla birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Üniversiteler, müzeler ve ilgili kamu kurumları arasında sürdürülen iş birliğinin araştırma sonuçlarının uygulamaya aktarılmasını kolaylaştırdığını ifade eden Madaminov, sempozyumun farklı ülkelerdeki deneyimlerin paylaşılmasına imkân sunduğunu kaydetti. Kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında bilimsel çalışmaların ve toplumsal farkındalığın birbirini desteklemesi gerektiğini dile getirdi.
Rektör Ceylan: Ortak tarih bilimsel verilerle aydınlatılmalı
KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Türk dünyasının ortak tarihini ve kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle araştırmanın, elde edilen bilgiyi paylaşmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemini vurguladı. Moğolistan’dan Anadolu’ya uzanan coğrafyadan bilim insanlarını Manas Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Ceylan, sempozyuma katkı sunan kurumlara, düzenleme ve bilim kurullarına ve araştırmacılara teşekkür etti.
Tarihin toplumların hafızasını ve kimliklerinin oluşumunu anlamada temel bir kaynak olduğunu belirten Ceylan, arkeolojinin bu hafızayı somut buluntular üzerinden incelemeye imkân sağladığını ifade etti. Türkistan’dan Anadolu’ya, Kafkasya’dan Balkanlar’a uzanan coğrafyadaki yerleşimlerin, kurganların, kaya resimlerinin, yazıtların ve mimari kalıntıların, ekonomik ilişkiler, inançlar, üretim biçimleri ve kültürel etkileşimler hakkında bilimsel veriler sunduğunu kaydetti.
Arkeolojik buluntuların titizlikle belgelenmesi, eleştirel bir yaklaşımla yorumlanması ve uluslararası bilimsel yöntemlere bağlı kalınması gerektiğini vurgulayan Ceylan, “Bilimsel güvenilirlik, kültürel mirasımıza duyduğumuz saygının en önemli göstergelerinden biridir.” dedi.
Saha araştırmalarının birikimi yeni kuşaklara aktarılıyor
Kendi saha çalışmalarına da değinen Rektör Ceylan, 1990’lı yıllardan itibaren geniş bir ekiple Moğolistan’dan Anadolu’ya uzanan kazı ve yüzey araştırmaları yürüttüklerini anlattı. Bu çalışmaların birikimiyle “Anadolu’da Erken Dönem Türk İzleri” tezini ortaya koyduklarını belirten Ceylan, araştırmaların genç akademisyenler tarafından sürdürülmesini ve geliştirilmesini Türk dünyası arkeolojisi açısından değerli bulduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Ceylan ayrıca, farklı Türk cumhuriyetlerinde çalışan araştırmacıların kendi coğrafyalarının tarihine ilişkin ürettikleri bilginin ortak bilimsel çalışmalarla buluşturulması gerektiğini söyleyerek, sempozyumu uzun yıllardır hedefledikleri akademik buluşmanın gerçekleşmesi bakımından önemsediklerini dile getirdi.
Bilimsel buluşmaların ortak proje ve yayınlara dönüşmesi hedefleniyor
Sempozyumun temel hedeflerinden birinin kazı çalışmalarını, arkeolojik değerlendirmeleri ve arkeometrik analizleri ortak bir bilimsel zeminde bir araya getirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, farklı ülkelerden ve disiplinlerden araştırmacılar arasında kalıcı iş birlikleri kurulmasını önemsediklerini kaydetti.
Bilgi üretmenin yanında bu bilgiyi paylaşmanın, yöntemleri karşılaştırmanın ve ortak araştırma soruları geliştirmenin gerekliliğine dikkat çeken Ceylan, kurulacak akademik ilişkilerin ortak projelere, laboratuvar ve saha çalışmalarında deneyim paylaşımına ve bilimsel yayınların uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kültürel mirasla birlikte gelecek kuşakların araştırma hakkı da korunmalı
Rektör Ceylan, kültürel mirasın korunmasının eserlerin taşıdığı bilginin ve tarihsel bağlamın korunmasını da gerektirdiğini belirterek, bilim insanlarının ve ilgili kurumların gelecek kuşakların bu mirası araştırma hakkına karşı sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Genç araştırmacıların yeni sorular sorabilen, yerleşik kabulleri bilimsel yöntemlerle sınayabilen ve farklı disiplinler arasında ilişki kurabilen bilim insanları olarak yetişmesinin önemine değinen Ceylan, lisansüstü öğrencilerin ve genç akademisyenlerin deneyimli araştırmacılarla bir araya gelmesinin bu sürece katkı sağlayacağını söyledi.
Sempozyumdaki bilimsel tartışmaların yeni araştırma projeleri, ortak yayınlar ve uluslararası akademik ağlarla sürdürülmesini temenni eden Ceylan, Manas Destanında yer alan "Bölüneni kurt yer, ayrılanı kuş yer." İfadesini hatırlatarak “Türk dünyasının birliği ortak geçmişin hatırası değil, ortak geleceğin sorumluluğudur. İşte bizler bugün burada bu birleşmenin, bir millet olmanın ve ortak bilimsel hedeflere yürümenin hazzını, gururunu yaşıyoruz. ” dedi.
Bilimsel buluşmalar kalıcı araştırma iş birliklerine dönüşmeli
KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Türk dünyasının arkeolojik mirasını araştıran bilim insanlarını Manas Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Geniş bir coğrafyaya yayılan tarihî birikimin anlaşılmasında kazı ve yüzey araştırmalarının, disiplinler arası incelemelerin ve karşılaştırmalı çalışmaların önem taşıdığını belirtti.
Arkeolojik bulguların tarih, sanat tarihi ve doğa bilimlerinin sunduğu yöntemlerle birlikte değerlendirilmesinin geçmişe ilişkin bilgiyi derinleştirdiğini ifade eden Ceylan, üniversitelerin bu süreçte araştırma, eğitim ve kültürel mirasın korunması arasında bağ kurması gerektiğini vurguladı.
Sempozyumda kurulacak akademik ilişkilerin ortak saha çalışmalarına, bilimsel yayınlara ve genç araştırmacıların yetişmesine katkı sağlayacak iş birliklerine dönüşmesini önemsediklerini kaydeden Ceylan, organizasyona destek veren kurumlara ve çalışmalarını paylaşan bilim insanlarına teşekkür etti.
Prof. Dr. Şaban Doğan: Araştırma ve koruma çalışmalarında bilgi paylaşımı güçlenmeli
Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan, arkeolojik mirasın araştırılması ve korunmasında kurumlar arası iş birliğinin önemine değindi. Kazılarda ortaya çıkarılan bulguların belgelenmesi, bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi ve araştırma sonuçlarının paylaşılmasının birbirini tamamlayan süreçler olduğunu belirtti.
Farklı ülkelerdeki araştırmacıların yöntem ve deneyimlerini paylaşmasının kültürel miras çalışmalarına katkı sağlayacağını ifade eden Doğan, sempozyumun bu açıdan bir buluşma ortamı sunduğunu kaydetti. Doğan, sahada üretilen bilginin bilimsel yayınlarla ve koruma uygulamalarıyla ilişkilendirilmesinin ortak mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasındaki rolüne dikkat çekti. Enstitünün Türk dünyasının bütün bölgelerindeki araştırmacılarla iş birliğine açık olduğunu ifade eden Doğan, “Hedefimiz, Türk’ün nefes aldığı, Türk’ün adım attığı, Türk’ün eser bıraktığı her coğrafyada soydaşlarımızla omuz omuza, gönül gönüle çalışmak ve aynı yolu yürümek.” dedi.
Prof. Dr. Abılabek Asankanov: Ortak araştırmalar Türk dünyasının tarihine ışık tutuyor
Kırgız Cumhuriyeti Millî Bilimler Akademisi B. Jamgerçinov Tarih, Arkeoloji ve Etnoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abılabek Asankanov, sempozyumun farklı coğrafyalarda elde edilen arkeolojik bulguları bir araya getirerek Türk dünyasının tarihinin bilimsel verilerle aydınlatılmasına katkı sunduğunu belirtti. KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın uzun yıllardır yürüttüğü kazı ve yüzey araştırmalarının, Türk topluluklarının tarihî ve kültürel izlerinin belgelenmesi açısından değer taşıdığını ifade eden Asankanov, bu çalışmaların genç araştırmacılar tarafından sürdürülmesinin bilimsel birikimin gelişmesine imkân sağladığını kaydetti. Manas Üniversitesinin araştırmacıları ortak bir bilimsel ortamda buluşturmasını önemsediklerini dile getiren Asankanov, sempozyumda kurulacak ilişkilerin ortak saha çalışmalarına ve yayınlara dönüşmesinin bölgenin tarihine ilişkin bilgilerin derinleşmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Kırgızistan’da arkeolojik araştırmaların son dönemde ivme kazandığını ifade eden Asankanov, Özgön, Koçkor ve Toktogul gibi bölgelerde yürütülen çalışmaların ülkenin tarihi mirasının ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığını belirtti. Arkeoloji alanındaki gelişmelerin sürdürülebilmesi için nitelikli uzmanların yetiştirilmesi ve araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kırgızistan’da arkeolojik alanların çokluğu ile bu alanda çalışan uzmanların sayısı arasında önemli bir dengesizlik bulunduğuna işaret eden Asankanov, Manas Üniversitesinin sahip olduğu imkânların arkeoloji araştırmalarına katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Üniversite bünyesinde bir arkeoloji merkezinin kurulmasının hem uzman yetiştirilmesine hem de farklı dönemlere ait kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle araştırılmasına destek olacağını ifade etti.
Nadir Alpaslan: Arkeoloji alanındaki deneyim paylaşımı kültürel iş birliğini geliştiriyor
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Müzeler Dairesi Başkanı Yardımcısı Serkan Gedük, Türk dünyasının kültürel mirasına yönelik araştırmaların ülkeler arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin gelişmesine katkı sunduğunu belirtti. Kazı ve koruma çalışmalarında edinilen deneyimlerin paylaşılmasının, ortak sorunlara yönelik çözüm geliştirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Arkeolojik mirasın araştırılması, korunması ve kamuoyuna tanıtılmasının birbirini tamamlayan sorumluluklar olduğunu kaydeden Alpaslan, üniversiteler ile kültür kurumlarının birlikte çalışmasının bu süreçleri güçlendirdiğini söyledi.
Nazgul Omurzakova: Arkeolojik bulguların toplumla buluşmasında müzeler görev üstleniyor
Kırgız Millî Tarih Müzesi Müdürü Nazgul Omurzakova, arkeolojik araştırmaların sonuçlarının toplumla paylaşılmasında müzelerin üstlendiği göreve dikkat çekti. Eserlerin tarihî bağlamlarıyla birlikte değerlendirilmesinin, ziyaretçilerin geçmişteki yaşam biçimlerini ve kültürel ilişkileri anlamalarına yardımcı olduğunu belirtti.
Üniversiteler, müzeler ve araştırma ekipleri arasındaki bilgi alışverişinin eserlerin belgelenmesi, korunması ve sergilenmesine katkı sunduğunu ifade eden Omurzakova, sempozyumda paylaşılacak çalışmaların müzecilik açısından da değer taşıdığını kaydetti. Kültürel mirasa ilişkin bilimsel bilginin genç kuşaklara anlaşılır biçimde aktarılmasının önemini vurguladı.
Prof. Dr. Alpaslan Aşık: Güncel araştırmalar ortak bir bilimsel zeminde buluşuyor
Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Aşık, farklı coğrafyalarda yürütülen kazı ve araştırmaların sonuçlarını bir araya getirmenin, Türk dünyasının arkeolojik mirasının karşılaştırmalı olarak incelenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Araştırmacıların kendi çalışma alanlarında elde ettikleri bulguları farklı disiplinlerden uzmanlarla değerlendirmelerinin yeni araştırma sorularının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Programın kazı ve yüzey araştırmaları, kültürel mirasın korunması ve bilimsel analiz yöntemleri arasında bağlantı kuracak biçimde hazırlandığını kaydeden Aşık, sempozyumun araştırma deneyimlerinin paylaşılmasına ve kurumlar arasındaki bilimsel iletişimin sürdürülmesine zemin oluşturmasını hedeflediklerini dile getirdi. Aşık, organizasyona katkı sunan kurumlara ve araştırmacılara teşekkür etti.
İki günlük programda 83 bildiri sunulacak
Sempozyumun bilimsel programı, Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın başkanlığındaki açılış özel oturumu ile 12 yüz yüze ve 3 çevrim içi oturumdan oluşuyor. Açılış özel oturumunda 5, diğer yüz yüze oturumlarda 62 ve çevrim içi oturumlarda 16 bildiri sunulacak.
Programda yerleşim ve kent tarihi, kurganlar ve mezar kültürü, kaya resimleri, tarihi savaş alanları, mimari miras ve koruma çalışmaları ele alınacak. Arkeojeofizik, arkeogenetik ve antik DNA araştırmaları ile yapay zekâ uygulamaları ve arkeolojik mirasın medyada temsili de sempozyumun disiplinler arası kapsamını oluşturan konular arasında bulunuyor.
Bilimsel oturumlar 16 Ekim’de devam edecek. Sempozyumun kapanış programında oturum başkanlarının genel değerlendirmeleri ile gelecek dönemdeki akademik iş birliklerine yönelik görüşlerin paylaşılması planlanıyor.