30 Ağustos, Bir Milletin Kendi Kaderine Mührünü Vurduğu Gün


  • 2026-08-29

KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle yayımladığı açılamasında şu ifadelere yer verdi:

30 Ağustos, Türk milletinin tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık iradesinin Anadolu’da yeniden ve güçlü biçimde tecelli ettiği büyük bir dönüm noktasıdır. Bu tarih, vatanından, hürriyetinden ve geleceğinden vazgeçmeyen bir milletin kendi kaderine bizzat yön verdiği günün adıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında yürütülen Büyük Taarruz ve 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Millî Mücadele’nin askeri bakımdan kesin sonuca ulaştığı tarihi bir zaferdir. Türk ordusunun azmi, milletimizin fedakârlığı ve Anadolu’nun dört bir yanında aynı ülkü etrafında birleşen millî irade, işgal kuvvetlerinin Anadolu’dan çıkarılmasının yolunu açmıştır.

Bu zafer, imkânların sınırlı fakat inancın büyük olduğu bir dönemde kazanılmıştır. Türk milleti, kendisine çizilmek istenen kaderi kabul etmemiş, bağımsızlığından taviz vermeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Anadolu’nun dağlarında, ovalarında ve cephelerinde verilen mücadele, nihayetinde millet iradesinin önünde hiçbir dayatmanın kalıcı olamayacağını tarihe kaydetmiştir.

30 Ağustos’un büyüklüğünü anlamak için onu meydana getiren iradeyi doğru okumak gerekir. Çünkü milletler bazen tarihin akışına dâhil olur, bazen de o akışı değiştirecek kudreti ortaya koyar. Büyük Taarruz, Türk milletinin tarihin akışını değiştirdiği anlardan biridir. Dumlupınar’da yükselen zafer, Anadolu’nun sınırlarını aşmış, bağımsız yaşama iradesinin, millî egemenliğin ve kendi geleceğini tayin etme hakkının güçlü bir ifadesi olmuştur.

Bu bakımdan 30 Ağustos, Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihi yolun en önemli eşiklerinden biridir. Meydanlarda kazanılan askeri başarı, takip eden süreçte diplomasi masasında karşılığını bulmuş, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak uluslararası düzende yerini almasının önünü açmıştır. Zaferin ardından yükselen Cumhuriyet ise bu büyük mücadelenin siyasi, hukuki ve toplumsal ufkunu geleceğe taşımıştır.

Bizler, Türk dünyasının ortak ilim ve kültür yuvalarından biri olan Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde, 30 Ağustos’un taşıdığı tarihi mirası özellikle anlamlı buluyoruz. Çünkü bağımsızlık, bir milletin kendi diliyle konuşabilmesi, kendi kültürünü yaşatabilmesi, kendi bilimini üretebilmesi ve geleceğini kendi iradesiyle kurabilmesidir. Üniversitelerin görevi de bu iradeyi bilgiyle, düşünceyle ve yetiştirdiği nesillerle geleceğe taşımaktır.

Bugün bize düşen, büyük bedellerle kazanılmış bu mirası geçmişin aziz bir hatırası olarak muhafaza etmenin ötesine geçerek onun yüklediği sorumluluğu kavramaktır. Bilimde güçlü, kültüründe köklü, düşüncesinde hür, dünyayı okuyabilen ve insanlığa değer üreten nesiller yetiştirmek, bağımsızlık idealinin çağımızdaki en kıymetli karşılıklarından biridir.

30 Ağustos’un üzerinden geçen her yıl, bize bir milletin gerçek gücünün, vatanına duyduğu sadakat kadar ortak bir gelecek kurabilme iradesinde saklı olduğu hakikatini yeniden hatırlatmaktadır. O irade, bundan bir asır önce Anadolu’nun ufkunda bir bağımsızlık meşalesi yakmış, bugün ise Cumhuriyetimizin değerlerinde, kurumlarında, biliminde, kültüründe ve yetişen kuşakların ideallerinde yaşamaya devam etmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyorum.

30 Ağustos’un bağımsızlık ruhunun Türkiye Cumhuriyeti’nde ve Türk dünyasının engin coğrafyasında daima yaşamasını; birlik, dayanışma ve ortak gelecek idealimize güç vermesini diliyorum.”

 

Prof. Dr. Alpaslan Ceylan
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü

 

    Sosyal medyada paylaşın